Writer-Researcher-Activist | philosophy/spec-fi/future/art/internet/surveillance/ai/weird
576 stories
·
2 followers

Philosophy News Network: Should We All Just Kill Ourselves or What?

2 Comments and 8 Shares
PERSON: \


PERSON: \
Read the whole story
tante
18 days ago
reply
"Philosophy News Network: Should we just kill ourselves or what?"

(The chyrons cracked me up)
Berlin/Germany
ahmetasabanci
15 days ago
reply
İstanbul
denubis
18 days ago
reply
Sydney, Australia
Share this story
Delete
1 public comment
DexX
18 days ago
reply
Worth it just for the news ticker text.
Melbourne, Australia

leveraging their putative goodness / the psychopathology of private infrastructures

1 Share

You may remember Joel Bakan from such influential Noughties non-fiction books/movies as The Corporation. Well, Bakan’s back, and his earlier thesis — that corporations, if considered as people, are basically psychopaths — is no less true than before. In fact, he claims it’s worse, because concepts like “corporate social responsibility” have merely encouraged them to become superficially charming psychopaths.

The fact is, despite all the celebratory talk, corporations will not – indeed, cannot – sacrifice their own and their shareholders’ interests to the cause of doing good. That presents a profound constraint in terms of what kinds and amounts of good they are likely to do – and effectively licenses them to do ‘bad’ when there’s no business case for doing good.

The further problem – and this is the part about democracy – is that corporations are leveraging their new putative ‘goodness’ to support claims they no longer need to be regulated by government, because they can now self-regulate; and that they can also do a better job than governments in running public services, such as water, schools, transport, prisons, and so on.

This later point is not original to Bakan, but it deserves to be repeated — and furthermore demands to be appreciated more thoroughly than it is:

For many tech players, monopoly is built into their business models. Facebook, for example, has to be the place everyone goes for social connection. Amazon needs to be the platform for all shoppers and retailers. Google, the search engine everyone uses. The value of these companies is based on being the one place where everyone goes. That gives them a monopoly on the two things that have value in the tech space – attention and data.

It also incentivises them to go beyond their sectors, to invade and dominate other sectors…

These companies are infrastructures. They are also media. (These terms are not contradictory.)

The unstoppable logic of monopoly should be familiar from the hey-day of the rail barons, but we carefully (and, it seems, very deliberately) chose to forget all of that as we slipped into neoliberalism’s vampiric embrace during the latter third of the twentieth century. But the analogy is so clear, it’s almost absurd: think back to the way in which the railways colonised last-mile delivery, lodgings and hostelries, materials extraction and processing; recall the collusion of rail barons in buying up land alongside the routes their track would follow.

(Heck, recall that the seed of the comms network that we erroneously and reductively call “the internet”, namely the telegraph, first emerged as an internal function of the railways themselves, and was subsequently expanded and spun off once the railways themselves had stopped being so exciting to investors and capitalists alike.)

This is not malice, though it might well be greed; the contextual incentives of capitalism produce these effects almost inevitably. It is a Skinner box we collectively built around ourselves, and it’s been there so long that for the most part we question it no more than a fish questions its immersion in water.

It’s not software that’s eating the world; software is merely the interface to the hardware, the functional mask of magical provision draped atop the infrastructures that are eating the world and vomiting the chunks back up in our mailboxes. Long before fibre, it was the railways eating the world — until eventually their miraculous bubble of profit popped against the pin of practicality. It always turns out that you can’t make a profit from infrastructure if you want it to be fair and efficient — though you can profit by riding the wave of expansion and making impossible promises.

And when that wave crashes down, and you’ve long since cashed out, the world will be faced with the necessity of funding the upkeep of what you built — because what you built ate the world that came before it. The disruption you worship, the legacy you crave, the transformation you dream of… it’s already achieved.

But just like any other male western hero, you’ll walk away and leave everyone else to deal with the aftermath, because maintenance isn’t sexy, and there’s no way you’re going to be the one who carries the cooking kit.

The corporation is a psychopath, because heroes are psychopaths, and we’ve become accustomed to the entrepreneur as the hero of our age.

Time to turn the page.

Read the whole story
ahmetasabanci
16 days ago
reply
İstanbul
Share this story
Delete

Bilgi uçuranlardan gelen bilgiyi haberleştirmek için 6 tavsiye

1 Share

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, bilgi uçuran (İng. whistleblower Türkçeye bilgi uçuran olarak çevrilmiştir) birinin Başkan Donald Trump’ı, 2020 seçimlerinde Demokrat Parti’nin adayı olmak için yarışan eski Başkan Yardımcısı Joe Biden’ı soruşturmaları için Ukrayna’ya baskı yapmakla suçlamasının ardından resmi azil soruşturması başlatıldığını açıkladı. 26 Eylül 2019’da Temsilciler Meclisi, bilgiyi uçuran kişinin Ağustos ayında Kongre’ye verdiği şikâyetin düzeltilmiş bir kopyasını yayınladı.

Tarih boyunca bilgi uçuranlar yolsuzluk, dolandırıcılık, israf ve diğer usulsüzlüklerin dünyanın her yerinde gün ışığına çıkarılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ne var ki gazeteciler bu gibi olayları haberleştirirken ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar, bilhassa da dünya liderlerini ve federal istihbarat toplumunu içeren durumlarda.

Haber odalarının böylesi skandalları ve gelecekte oluşabilecek hem yerel hem de ulusal bazda bilgi uçuranların şikayetlerini haberleştirme stratejilerinde ince bir ayar bulmalarına yardımcı olmak için kıdemli gazetecilere, gazetecilik fakültelerine ve bilgi uçuran davranışları üzerine çalışan akademisyenlere tavsiyelerini sorduk. Ayrıca bilgi uçuranları koruyan ve savunan sivil toplum örgütleriyle de konuştuk.

Hepsinin ortak görüşlerine dayanarak hazırladığımız altı tavsiye şöyle:

1. Bir bilgi uçuranın kimliğine dair detayları açıklamadan önce o bilginin bilgi uçurana ve başkalarına vereceği olası hasara değip değmeyeceğini düşünün

Katolik rahipler arasındaki cinsel istismarı ortaya çıkararak 2003’te Araştırmacı Gazetecilik adına Goldsmith ve Pulitzer Ödüllerine layık görülen The Boston Globe ekibinin bir parçası olan ve Northern University’de öğretim üyeliği yapan Matthew Carroll, “Bilgi uçuranların kimliklerini açıklamaktan yana değilim. Çünkü bu insanlar çoğunlukla doğru olan şeyi yapmaya çalışan fakat kariyerlerinden olmaktan ya da daha kötü şeylerden korkan, endişe duyan insanlar,” diyor.

Carroll, Trump’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı ile yaptığı telefon görüşmesini açıklamasıyla öne çıkan bilgi uçurucunun “kesinlikle endişelenmesi gerektiği” ifadesine bahane olarak bilgi uçuranların “neredeyse birer casus” olduklarını söylemesine dikkat çekiyor.

Carroll “Trump, bilgi uçuranın ‘neredeyse bir casus’ olduğunu söyledi ve geçmişte casuslara nasıl davranıldığını hatırlattı,” diyor ve ekliyor, “Ne demek istediği tam olarak açık değil ama geçmişte casuslar ya idam edilir ya da uzun hapis cezalarına mahkum edilirdi. Bu da bilgiyi uçuran kişinin ne tür bir tehditle karşı karşıya olduğuna dair bir ipucu veriyor. Eğer bu kişinin kimliği ortaya çıkarsa, büyük ihtimalle o ya da bu bahaneyle hedef olacak.”

Yolsuzluk konusunda neden çok az bilgi uçuranın olduğu üzerine araştırma yapan University of South Carolina’da doçentlik yapan Xuhong Su, anonimitenin “hem bilgi uçuranları korumak için hem de uzun vadede daha fazla bilgi uçuranı teşvik etmek için büyük önem taşıdığının” altını çiziyor. Su, The New York Times’ın, Demokratların Trump’a karşı bir azil soruşturması başlatmasına yol açan ithamlarda bulunan bilgi uçuranın kimliğine dair detayları paylaşma kararını da eleştiriyor.

2. Bilgi uçuranların neden bunu yaptığına odaklanmayın

Sırbistan’daki yolsuzluk hakkında haber yapan çevrim içi araştırmacı gazetecilik kuruluşu Pistaljka’nın genel yayın yönetmeni Vladimir Radomirovic, bilgi uçuranların motivasyonlarına değil, ortaya çıkardıkları şeye odaklandıklarını söylüyor: “Bizim için verdikleri bilgidir önemli olan, biz belgeleri yargılarız, bilgi uçuranı değil.”

Radomirovic, 2010’daki kuruluşlarından itibaren yüzlerce bilgi uçuranla beraber çalıştı.

“Çoğunlukla bir bilgi uçuranı motive eden şey verdiği bilgideki usulsüzlükten ziyade patron, hükümet ya da basın tarafından soruşturmalarıdır. Gazeteciler bunun bilincinde olarak bilgi uçuranları hedef almaktan kaçınmalı,” diyor.

3. Bilgi uçuranlarla sızdıranlar arasındaki farkı anlayın

Birkaç yıl önce Society of Professional Journalists (Profesyonel Gazeteciler Topluluğu), bilgi uçuranları koruyan ve savunan bir örgüt olan Government Accountability Project (Hükümet Sorumluluğu Projesi) ile birlikte gazetecileri bilgi uçuranlar hakkında eğitmek amaçlı bir rehber hazırladı. 36 sayfalık rehber, bir bilgi uçuranla bilgi sızdıran arasındaki farka dikkat çekiyor. Rehbere göre bu iki terim sıklıkla “mahkum edici bilgiyi” paylaşan kaynağı itibarsızlaştırmak için birbiri yerine kullanılıyor.

ABD’de bilgi uçuranlar genellikle misillemeye karşı yasalarla korunuyor ama bazen bildiklerini paylaşarak kariyerlerini ve güvenliklerini tehlikeye atıyorlar.

Rehber bilgi sızdıranların çoğunlukla siyasi çıkar elde etmek, göze girmek ya da politikaları sınamak için hükümet kuruluşları ya da onlarla çalışan kurumlardaki faaliyetlerle ilgili bilgi verdiklerini belirtiyor. Bilgi uçuranlarınsa ciddi usulsüzlükleri, kötü yönetimleri, israfları ya da kamu güveni istismarlarını gün yüzüne çıkaran çalışanlar olduklarını söylüyor.

4. Güvenli iletişim için bir strateji geliştirin

Kaynaklarıyla iletişim kurmak, onlardan veri ya da belge almak için dijital araçları kullanan muhabirler çevrim içi faaliyetlerini hacklenme, gözetim ve oltalama gibi güvenlik tehditlerine karşı korumak için gerekli adımları atmalı. The Committee to Protect Journalists (Gazetecileri Koruma Komitesi) yeni hazırladıkları Dijital Güvenlik Kitinde bu konuyla ilgili detaylı bir rehber sunuyor.

Bilgi uçuranların güvenliğini sağlamak için kullanılabilecek iki yöntem var: Uçtan uca şifreleme sağlayan Signal ya da WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamalarını ve e-postaları şifreleyen yazılımları kullanmak.

5. Bilgi uçuranları koruyan yasalara aşina olun

Bilgi uçuranları koruyan ve çok değişkenlik gösteren yasaları okuyun ve hukuki uzmanlara danışın. National Whistleblower Center (Ulusal Bilgi Uçuran Merkezi), gazeteciler için hazırladığı öneri metninde, The False Claims Act’ten (İftira Yasası), Dodd-Frank Act’e kadar ABD’de bilgi uçuranları koruyan geniş bir yasal çerçeve olduğunu açıklıyor: “Bilgi uçuranların hakları, 50’den fazla farklı federal yasa ve sayısız eyalet kanununda belirtilen prosedürlere dayanmaktadır.”

Bilgi uçuranların savunmalarını yapan 3 avukat tarafından kurulan The National Whistleblower Center, federal istihbarat çalışanlarına yönelik bir dizi farklı kurala dikkat çekiyor.

“The Whistleblower Protection Act görevi kötüye kullananları açıklayan kamu çalışanlarının haklarını koruyor,” deniyor tavsiye metninde. “Bilginin hassas ya da gizli olduğu istihbaratta çalışanlarınsa hakları daha kısıtlı. Emir komuta zinciri doğrultusunda komutanlarına ya da kurumun genel müfettişlerine bilgi uçurabilir, ama bunun ötesine geçmelerine çok nadir izin verilir.”

6. Bilgi uçurma meselelesini anlamak için nereden yardım alacağınızı öğrenin

ABD’de ve dünyada sayısız örgüt ve kaynak bilgi uçuranları ve onlarla beraber çalışan gazetecileri destekliyor. Birçoğundan zaten bahsettik. Bahsetmediğimiz birkaçı şunlar:


Daha önce Journalist’s Resource‘ta yayınlanan bu içeriği Elif Akgül çevirdi.

Read the whole story
ahmetasabanci
29 days ago
reply
İstanbul
Share this story
Delete

What If Everyone On Twitter Went Private?

1 Share

What would Twitter look like if everyone had private accounts?

The only entities broadcasting and engaging in the open would be public services and institutions, companies and corporations, politicians and “celebrities,” news and arts. You can add your own notions to that list.

I mean, obviously it’s absurd and impossible and even as a fleeting amusement of an idea it has fifty things wrong with it.

But it does amuse me. I mean, if you want to call it social media, not every social occasion is a street party that all-comers can shamble into. You invite people to parties. (I presume.) You invite people inside your house. There is no contract that demands your participation in a free service to include allowing every bastard to crawl in through the windows.

What if everyone went private, curated their own read of the public feeds for and with their friends and, to summon a phrase, the people, corporates, collectives, and bots they currently favour. It’s a fun thought for me.

This stupid brainworm brought to you by a writer whose Twitter phone app only opens to the list of his local services that he curated.

(If you’re new here, the category “jotter” is really just for half-formed thoughts I want to type up so I can see how dumb they are. Sorry.)

Read the whole story
ahmetasabanci
31 days ago
reply
İstanbul
Share this story
Delete

Saturday Morning Breakfast Cereal - Self

1 Comment and 6 Shares


Click here to go see the bonus panel!

Hovertext:
If you want to find out if someone truly thinks We Are All One, ask them about a politician they dislike.


Today's News:
Read the whole story
tante
33 days ago
reply
Philosophies of Self
Berlin/Germany
ahmetasabanci
32 days ago
reply
İstanbul
denubis
35 days ago
reply
Sydney, Australia
Share this story
Delete

Haber odalarında liderlik: Ne yapmalı, nasıl davranmalı?

1 Share

Dünyada gazeteciliğin süregelmekte olan krizi farklı şekillerde tanımlanıyor. Bu krizin farklı katmanları üzerine çoğunluğu tespit niteliğinde içerikler üretiliyor. Bu tespitler çağın doğasına uygun olarak genellikle ülkelerdeki ifade özgürlüğü krizleri ya da kutuplaşmış demokrasilere bağlanıyor. Oysa, çok daha eskiden beri medya sistemlerini tanımlarken kullanılan finansal modellere ve kurum içindeki dinamiklere dair de ciddi problemler söz konusu. Hatta, çağın kendisine has problemlerinin medya endüstrisine sızmasının temelinde bu alanlardaki zayıflıklarımız da var. 

Türkiye’nin mevcut medya alanındaki en önemli sıkıntılardan biri de haber odalarının işleyişine ilişkin küresel anlamda kabul görmüş kuralların es geçilmesi. Daha da sıkıntılı olanı ise, haber odasının işleyişinin işletme disiplininin prensiplerinin çok dışında gerçekleşmesi. Yani, gazetecilerin yalnızca ürünleri olan haberlerle kurdukları ilişki değil, iş arkadaşları yahut çalışanları ile kurdukları ilişkide de ciddi sıkıntılar var. 

Bu durumu göz önüne alarak, haber odalarında işleyiş ve liderliğin nasıl olması gerektiğine ilişkin bir tarama yaptığımızda, aslında en temel düzeyde örgütsel davranış ve işletme bilgilerinin dahi günümüzde birçok haber odasına yansıtılmadığını görmek mümkün oluyor. Peki düzgün bir işleyiş için nereden başlamalı, neleri ele almalıyız?

Aslında her kurumun hikâyesinin başlangıcı “lideri” olmak zorunda değil. Fakat günümüzün start-up’larla kuşatılmış habercilik ortamında liderlik kavramı üzerine çalışmamız, bu kavramı tartışmamız gerekiyor.

Liderlik, her kurumda sorgulanmaya en açık pozisyonlardan biri. Büyükten küçüğe, farklı kurumları ele alan araştırmalarda genel olarak yöneticilere güvenin %50’yi dahi bulmadığı görülüyor. Tabii ki liderlik tek problem olmuyor. Çoğu zaman girişimlerdeki üç kişiden yalnızca biri tamamen çalıştığı işe ait hissediyor. Hatta birçok firmanın çalışanlarının neredeyse yarısı, şirketlerinde çalışmayı başkalarına önermiyor.

Yani haber odaları ile geleneksel bir şirket arasında memnuniyet bakımından büyük bir uçurum yok, ya da en azından olmamalı. Uçurum, aslında haber odalarını birer girişim yahut şirket olarak kabul etmeyip, bu organizasyonları yüce bir ülkü uğruna çalışan aktivistlerden oluşan kolektiflere indirgememizden kaynaklanıyor. Bu nedenle liderlikten başlayarak, işletme alanında herkesin bildiği temel şeyleri gazetenin günlük operasyonuna yansıtmak iyi bir fikir olabilir. Zira ulu ülküler için çalışmak gazetecilerin ne karnını doyurabiliyor ne de onlara sürdürülebilir bir mutluluk sağlıyor.

İdeal bir liderin vasıfları

Dünyada bir liderin nasıl olması gerektiğine ilişkin çok sayıda çalışma var. Bu çalışmalar sektörler arasında farklılık gösteriyor. Hatta Poynter haber odalarında liderliğin nasıl yürütülmesi gerektiğiyle ilgili bir ders bile açmış durumda.

Öne çıkan çalışmalar genel olarak iyi bir liderin vasıflarını şöyle sıralıyor: Ekip arkadaşlarına saygı duyan, dürüst, alanında eğitimli, farklı konularda ortalamanın üstünde yetkinliğe sahip, şeffaf, çalıştığı kuruma ve ekip arkadaşlarına sadık ve birlikte çalıştığı insanlara güvenen.

Gelin bu vasıfları bir haber odasına uyarlayalım. Sosyal ağların popülerleşmesi her ne kadar haber odalarındaki mobbing ve benzeri olayların duyulmasını kolaylaştırsa da, günümüzde haber odalarının modern liderlik ilkelerine göre yürütüldüğünü söylemek güç. Haber odalarındaki liderler ve ekip arkadaşları arasında çatışmaya dayalı ve çoğu zaman kötü ayrılıklarla sonuçlanan iş ilişkilerinin ortaya çıkmasına yol açan bir ilişki olduğunu görüyoruz. Gelelim dürüstlüğe. Yakın zamanlarda, çok sayıda yayınevi ve gazetenin çalışanının yatmayan maaş yahut tazminatlar gibi konularda sosyal ağlarda eski işverenlerini ve yöneticilerini yalan söylemekle suçladığını gördük. Bu hikâyeler kapalı gazeteci çevrelerinde çok daha sık duyuluyor. Birçok gazeteci, geçmişte yönettikleri kurumların itibarını korumak yahut günlük operasyonları adına yalan söyleyerek, kendi itibarlarını tehlikeye atıyor. Yetenekli çalışanlarla bir daha çalışamama riskini göze alıyor ve çoğu zaman onlarla bir daha çalışamıyorlar. Eğitimlilik meselesi ise çoğu zaman çalışanlara güven meselesiyle birlikte ele alınmalı. Bir haber odasının başındaki kişinin de tecrübe ve eğitiminin elbette sınırları olabilir. Burada aslolan, eğitim ve becerinin yetersiz olduğu durumlarda ekip arkadaşlarına güvenip işi onlara delege edebilmekte.

Bir haber odası liderinin yapması gerekenler

Bu genel geçer sıfatları aklımızda tutalım ve daha pratik meselelere geçiş yapalım. Bugün haber odalarında liderlik eskisi gibi gerontokrasi bariyerine takılmıyor ve farklı projeler ölçeğinde her birimiz liderlik görevini üstlenebiliyoruz. Peki diyelim ki bir haber odasının başına geçtiniz. Elinize geçen otoriteyi nasıl kullanacaksınız?

Ekip arkadaşlarınızı aktif bir şekilde dinleyin

Bir araştırmaya göre duyduklarımızın %25-%30’unu hatırlıyormuşuz. Oysa ekibinizdeki insanlarla ilk kuracağınız iletişim ve sonrasındaki iletişimleriniz çoğu zaman anahtar niteliğinde kimi bilgiler içerebilir. Bunlar haber odasının iç dinamiklerine, teknik olarak ortak çalışma süreçlerini zorlaştıran içerik yönetim sistemi ile (CMS’le) ilgili arızalara dair bilgiler olabilir ve kısa vadede karşınıza önemli problemler olarak çıkabilir. Bu nedenle ilk buluşma ve görüşmelerde sürekli not almak, tarafların karşılıklı rızası varsa ses kaydı almak iyi bir fikir olabilir.

Talimat ya da rapor verirken beklentilerinizde net olun

Nasıl ki siz her şeyi dinleseniz de tamamını aklınızda tutamazsanız, ekip arkadaşlarınız da aynı şekilde söylediğiniz her şeyi tamamen hatırlama ihtimali yoktur. Buna bağlı olarak kısa, anlaşılır, meselenin özünü kavramayı kolaylaştıran bir iletişim tarzı benimsemek gerekir.

Zirâ, birçok çalışan, yöneticilerinin verdiği direktiflerin yöneticinin kendisi tarafından da anlaşılmadığı kanaatinde. Bu bir liderin güvenilirliği bakımından büyük bir tehdit. Bu nedenle açık ve kısa mesajlar, gerektiğinde yazılı açıklamalarla desteklenerek başarılı şekilde çalışanlara iletilebilir. Örneğin bundan sonra dijital içeriklerde Quartz eğrisine dikkat edileceğini söyleyen bir haber odası lideri, Quartz eğrisinin ne olduğunu örnekle ya da bir dökümanla açıklamaz ve bunun neden istendiğini kısa bir şekilde anlatamazsa bu başarısız bir talimat olmaya mahkumdur.

Söylem ve eylemlerinizde tutarlı olun

Haber odasıyla paylaştığınız bilgilerin içeriği ve bu içeriklerin şeffaflığı konusunda tutarlı olun. Örneğin web trafiğinize ilişkin iç görüleri başarılı bir grafik yakaladığınız haftada paylaşıp, kendi kararınız sonucu değişen bir dinamikle grafiğin düştüğü bir haftada paylaşmamak tutarsız bir davranıştır. Yalnızca içerik değil, söylem bağlamında da tutarlılık şarttır. Ekip arkadaşlarınıza hitap biçiminizden kullandığınız kavramlara kadar tutarlılık önemli bir iletişim taktiğidir.

İnsanları ve niteliklerini tanıyın

İyi bir haber odası liderinin yapması gerekenlerden biri de birlikte çalıştığı insanları tanımak. İyi bir liderin çokça tanımı var. Ama bir işi en iyi şekilde yapabilen, yapabilecek olanları seçen ve hâlihazırda yapılmış iyi işleri fark edebilen biri çok daha iyi bir lider profiline sahip olur. Örneğin yeni bir işe başladıysanız ve gece editörünüzün kalp ve damar sağlığı konusunda yapılan araştırmaları derleyerek yaptığı haberlerin iyi bir performans getirdiğinin farkına vardınız. Bu konuda onu daha çok teşvik ederseniz bu performans artar. Unutmayın ki istatistiklere dayanarak da, kişilerle konuşarak da onlarla ilgili çok şey öğrenebilirsiniz. Burada bahsedilen elbette uzun kişisel sohbetlerden ibaret değil. Bu, sonraki yazılarda da ele alacağımız haber odasında sorumluluk paylaşımı ve girişim ruhunu geliştirme meselesi bağlamında fazlasıyla yararlı olabilecek profesyonel bir tanışma/tanıma girişimi.

Nerede, kiminle ve nasıl konuşacağınızı bilin

Yönetici olarak konumunuz yükseldikçe insanların sizden konuşmanız ve fikirlerinizi ifade etmeniz konusundaki beklentisi yükselir. Bu açıdan, birebir ve grup iletişimi için farklı fırsatlar yaratmak, iletmek istediğiniz mesaja bağlı olarak hangi mesajın grup içinde hangi mesajın ortak alanda verileceği konusunda uyanık olmanız gerekiyor. Sadece nerede neyin konuşulacağı değil, nasıl bir konuşma biçiminin en iyisi olacağı konusunda da kendinizi geliştirin.

Eğitimlere siz de katılın

Bugün haber odaları da, kurumsal şirketler de bir eğitim fırtınasıyla karşı karşıya. Yine de çoğu zaman, istisnaları olmakla birlikte haber odası liderlerini bu tür eğitimlerde göremiyoruz. Hem dönüşen haber kültürünü kavramak hem de liderlik potansiyelinizi geliştirmek açısından liderlik ve haber teknolojileri odaklı eğitimlere ekibinizle ya da ekibinizden ayrı olarak katılmaktan çekinmeyin.

Kendinize güvenin ve karar verici olmaktan çekinmeyin

Birçok insan, orta düzey yöneticilerin ilerlemenin önündeki en büyük engel olduğunu ve insanlığın gelişimini yavaşlattığını düşünüyor. Örneğin patronu olmadığınız bir girişimin herhangi bir operasyonunda lider rolündeyseniz, süreklilik ve sürdürülebilirlik sizin için öncelikli olabilir. Ama bunlar yalnızca kitabına uygun çalışma prensipleriyle gerçekleştirilecek hedefler değildir. Hedef koyma, uygulama ve karar alma aşamalarında kendisine güvenen bir haber odası lideri, esneklik ve kararlılık sağlayabildiği ölçüde başarıya daha yakın olacaktır.

Read the whole story
ahmetasabanci
36 days ago
reply
İstanbul
Share this story
Delete
Next Page of Stories